Yargıtay 11. Ceza Dairesi – E. 2021/26830, K. 2024/5007, T. 16.04.2024
Çek kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık eylemlerinde, failin cezai sorumluluğunun belirlenmesinde yalnızca çekin sahte olup olmadığı değil, kullanılan belgenin Türk Ticaret Kanunu bakımından çek niteliğini taşıyıp taşımadığı da önem taşımaktadır.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 16.04.2024 tarihli ve 2021/26830 Esas, 2024/5007 Karar sayılı kararı; sahte çekle dolandırıcılık iddiasında adli para cezasının hesaplanması ile çekin zorunlu unsurlarının bulunmamasının sahtecilik suçunun niteliğine etkisi bakımından önemli değerlendirmeler içermektedir.
Somut Olay
Somut olayda sanık, tamamen sahte olarak üretilmiş 28.000 TL bedelli ikiz çeki ödeme aracı olarak katılana vermiştir. Çekin tahsil amacıyla bankaya ibraz edilmesi üzerine sahte olduğu anlaşılmıştır.
Sanık, çeki araç alım satımı karşılığında H.D. isimli kişiden aldığını ve sahte olduğunu bilmediğini savunmuştur. Ancak yapılan araştırmada savunmada belirtilen kişinin verilen adreste bulunmadığı ve bildirilen telefon numarasının GSM şirketine kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Mahkeme heyetinin çek aslı üzerinde yaptığı incelemede de belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu kabul edilmiştir.
Yerel mahkeme bu deliller doğrultusunda sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği sonucuna ulaşmıştır.
Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Değerlendirme
Yargıtay, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü sonuç itibarıyla hukuka uygun bulmuştur. Ancak adli para cezasının belirlenme yöntemine ilişkin önemli bir hukuka aykırılığa dikkat çekmiştir.
Karara göre, TCK m. 158 kapsamında ilgili bentlerde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık hallerinde adli para cezasının tayininde belirlenecek temel gün sayısı, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olamaz. Somut olayda haksız menfaat 28.000 TL olduğundan, temel gün sayısının en az 2.800 gün olarak belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Yerel mahkeme ise 1.000 gün üzerinden adli para cezası tayin etmiştir. Yargıtay bu durumu eksik ceza tayini olarak değerlendirmiş; ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bu hususu bozma nedeni yapmamıştır.
Adli Para Cezası Hesabında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Adli para cezası hesabında önce kanunun öngördüğü özel ölçüte göre gün sayısı belirlenir. Daha sonra belirlenen gün sayısı, TCK m. 52 uyarınca bir gün karşılığı takdir edilen miktarla çarpılarak sonuç adli para cezasına ulaşılır.
| Kriter | Somut Olay |
| Haksız Menfaat | 28.000 TL |
| Yargıtay’ın belirttiği asgari temel gün | 2.800 gün |
| Yerel mahkemenin belirlediği gün | 1.000 gün |
| Yargıtay’ın sonucu | Eksik ceza; aleyhe temyiz yokluğu nedeniyle bozma yapılmadı |
Çekin Zorunlu Unsurları ve Sahtecilik Suçu
Kararın ikinci ve uygulama bakımından son derece önemli yönü, sahte çekin resmi belge sayılıp sayılamayacağına ilişkindir. Yargıtay, kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerektiğini belirtmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 sayılı kararı ile Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararında da aynı temel yaklaşım benimsenmiştir.
Somut olayda çek metninde bulunması gereken zorunlu unsurlardan keşide yerinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle belgenin TTK anlamında çek vasfını taşımadığı kabul edilmiştir.
Bunun sonucu olarak Yargıtay, sanığın eyleminin TCK m. 204’te düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu değil, TCK m. 207’de düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağını kabul etmiştir.
Keşide Yerinin Bulunmamasının Hukuki Sonucu
Bir belgenin çek olarak kabul edilebilmesi için Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen zorunlu unsurların bulunması gerekir. Zorunlu unsurlardan birinin bulunmaması, belgenin kambiyo senedi olarak niteliğini etkileyebilir. Ceza hukuku bakımından bunun önemli sonucu, sahtecilik eyleminin resmi belgeye karşı işlenmiş kabul edilip edilmeyeceğinin değişebilmesidir.
Bu nedenle sahte çek dosyalarında belgenin yalnızca ‘sahte’ olduğunun tespiti yeterli değildir. Belgenin TTK bakımından geçerli bir çek olup olmadığı ve zorunlu unsurlarının bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.
Yargıtay’ın Hükmü
| Suç / Konu | Yargıtay sonucu |
| Nitelikli dolandırıcılık (TCK 158/1-f) | ONAMA |
| Resmi belgede sahtecilik (TCK 204) | BOZMA |
| Belgenin niteliği | Keşide yeri bulunmadığından çek vasfı yok |
| Sahtecilik bakımından değerlendirme | TCK 207 özel belgede sahtecilik |
Kararın Uygulamadaki Önemi
Bu karar, sahte çekle dolandırıcılık soruşturmalarında ve kovuşturmalarında suç vasfının belirlenmesi bakımından yol göstericidir.
- Belgenin hukuki niteliği incelenmelidir. Üzerinde çek ibaresi bulunan her belge, zorunlu unsurları taşımıyorsa TTK anlamında çek kabul edilmeyebilir.
- Keşide yeri gibi zorunlu unsurlar önemlidir. Bu unsurların bulunmaması, sahtecilik suçunun resmi belge veya özel belge kapsamında değerlendirilmesini etkileyebilir.
- Haksız menfaat miktarı adli para cezasında önemlidir. TCK m. 158/1-f bakımından kanunun öngördüğü özel hesaplama yöntemi dikkate alınmalıdır.
- Temyiz incelemesinde aleyhe temyiz yasağı önem taşır. Somut olayda Yargıtay eksik ceza tayinini tespit ettiği halde aleyhe temyiz bulunmadığından bu hususu bozma nedeni yapmamıştır.
Sonuç
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 16.04.2024 tarihli ve 2021/26830 Esas, 2024/5007 Karar sayılı kararı; sahte çekle dolandırıcılık iddialarında hem adli para cezasının hesabı hem de sahtecilik suçunun hukuki niteliği bakımından dikkat çekici bir içtihat niteliğindedir.
Karar uyarınca, TCK m. 158/1-f kapsamında adli para cezası belirlenirken haksız menfaat miktarı ve kanunda öngörülen özel gün hesabı dikkate alınmalıdır. Ayrıca kullanılan belgenin TTK bakımından çek niteliğini taşıyıp taşımadığı mutlaka incelenmelidir. Zorunlu unsurları taşımayan bir belgenin sahtecilik bakımından resmi belge değil, özel belge olarak değerlendirilmesi mümkündür.
Sonuç olarak, sahte çek dosyalarında belgenin zorunlu unsurları, haksız menfaat miktarı, suç vasfı ve yaptırım hesabı birlikte değerlendirilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Somut olayın özelliklerine göre nitelikli dolandırıcılık ve sahtecilik suçları gündeme gelebilir. Sahtecilik bakımından belgenin TTK anlamında çek niteliğinde olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Yargıtay’ın bu kararda benimsediği yaklaşıma göre, çekin zorunlu unsurlarından keşide yerinin bulunmaması halinde belge çek vasfını taşımamakta ve sahtecilik eylemi özel belgede sahtecilik kapsamında değerlendirilmektedir.
Kararda ele alınan TCK m. 158 kapsamındaki durumda, temel gün sayısının suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Sonrasında TCK m. 52 kapsamında bir gün karşılığı miktar uygulanır.
Karar 16.04.2024 tarihinde verilmiştir.
Karar Bilgileri
Yargıtay 11. Ceza Dairesi
Karar Tarihi: 16.04.2024
Esas No: 2021/26830
Karar No: 2024/5007



